Eyvah Panik Atak!

Günümüzün hızlı yaşam koşulları, sürekli bir yerlere yetişmeye çalışma, gelecek kaygısı, maddi-manevi belirsizlikler pek çoğumuzda farklı fizyolojik ve psikolojik sonuçlarla kendini göstermektedir. Bu yaşanan hızlı dünyada en sık karşımıza çıkan psikolojik durumlardan birisi “panik bozukluktur.”

Panik bozukluk tekrarlayan panik ataklarla kendini gösteren bir rahatsızlıktır. Panik ataklar, panik bozuklukla birlikte, başka psikiyatrik bozukluklarda ve fizyolojik rahatsızlıklarda da görülebilen bir tür endişe durumudur.

Panik atak, en sade anlatımıyla aniden ortaya çıkan, çoğu zaman şiddetli bir tehlike duygusunun ve ölüm düşüncesinin eşlik ettiği yoğun bir endişe ve kaygı nöbetidir. Bu endişe ve kaygı duygusu genellikle, çarpıntı, kalp hızında artma, terleme, nefes darlığı, baş dönmesi, sıcak-soğuk basması, kontrolü kaybetme, delireceğini ya da öleceğini düşünme şeklinde fizyolojik belirtilerle kendini gösterir.  Bu nedenle çoğu zaman kişide yoğun bir korku ve rahatsızlık duygusu yaratır. Panik atak yaşayan kişiler atak esnasında sonunun geldiğini, öleceğini ya da kalp krizi geçireceğini düşünebilir. Panik nöbeti yaşayan kişi hızlı bir şekilde bulunduğu ortamdan uzaklaşmak, en yakın sağlık kuruluşuna ulaşmak ve durumdan kaçınmak için arayışa girer. Atak sırasında yaşanan bu belirtilerin belli bir başlangıcı ve sonu vardır. Dolayısıyla her hangi bir müdahaleye ihtiyaç duyulmaksızın sonlanır.

PANİK ATAĞIN SEBEPLERİ

Panik atak, biyolojik ve psikolojik pek çok nedenden kaynaklanabilir. Bu rahatsızlıkta kalıtım, bireyin kişilik özellikleri, yaşam koşulları ve içinde bulunduğu çevre etkendir. Panik atak bir kez yaşandıktan sonra kişilerde yeniden atak gelmesi ve bu durumla baş edememe korkusu belirmeye başlar. Özetle panik atak geçiren kişi her an panik yaşama endişesi hissetmeye başlar ve bunun sonucunda bedensel değişimlere karşı daha duyarlı hale gelir. Bu panik atak yaşama beklentisi ve endişesi kişinin yaşamında kısıtlamalara neden olur. Evden tek başına çıkamama, toplu taşıma araçlarına binememe, sırada bekleyememe gibi farklı pek çok kaçınma davranışı kendini gösterir.

Panik atak yaşayan kişilerin aklında “ya dışarıdayken atak gelirse?”, “bir topluluk içinde aniden çarpıntım ve nefes darlığım olursa?” “ya kalp krizi geçirirsem?”. “ya kontrolümü kaybedersem?” gibi düşünceler vardır. Bu düşünceler, kişinin yaşamını önemli ölçüde kısıtlar.

Panik atağın “panik bozukluk” olarak tanılanması için başka bir fizyolojik nedenden kaynaklanıyor olmaması, atakların tekrarlıyor olması, kişinin bu ataklardan korku duyması ve bir kaçınma davranışı göstermesi gerekir.

ATAK ESNASINDA YAPILABİLECEKLER

Panik atak yaşayan kişi herkesin yaşayabileceği bir endişe durumunu felaketleştirici bir durum olarak yorumlar. Panik atakta en önemli problem, kişinin ilk ataklardan sonra yeni atağın gelmesi ile ilgili korku duymasıdır. Kısacası kişinin  “korkmaktan korkmasıdır”. Bu nedenle atak geldiği anda kişinin bunun geçici olduğunu düşünmesi ve yaşadığı durumu felaketleştirmemesi önemlidir.

Panik atak yaşayan kişiler sıklıkla bedende yaşanan değişimleri ya da belirtileri yanlış veya abartılı yorumlama eğilimindedirler. Böyle bir durumla karşılaştıklarında bu değişimi doğru şekilde sorgulamaları, atağın etkisini azaltır. Örneğin, “Bu çarpıntı kalp krizinden başka bir şekilde değerlendirilebilir mi?”       “ Başka birisi bu çarpıntıyı yaşadığında ne düşünürdü?” gibi, sorular sorması yararlı olabilir.

Atak esnasında en sık karşılaşılan davranış “kaçınma” davranışıdır. Örneğin atak geldiği sırada evden çıkmak üzere olan kişi evden çıkmaktan vazgeçebilir. Ya da toplu taşıma aracına bineceği esnada olan atak ile uçağa, otobüse binmekten vazgeçebilir. Bu durumda yapılması gereken yine geçici olduğunu düşünüp evden çıkmak ya da o araca binmektir. Çünkü bir kaçınma davranışını, başka bir kaçınma davranışı takip eder.

NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Panik bozukluk çok sık görülen ve kolay tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Panik atakların doğru tanılanması için mutlaka bir uzman tarafından ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerekir. Bazen başka bir fizyolojik problem de panik atak belirtileri ile ortaya çıkabilir. Bu nedenle doğru tanılama önemlidir.

Panik atak tedavisinde ilaçlar ve psikoterapi etkili yöntemlerdir. Psikoterapi ile tedavide en önemlisi bedensel değişimleri doğru değerlendirmek, korkudan korkmamayı öğrenmek, felaketleştirici ve abartılı yorumları normalleştirmeyi kişinin öğrenmesini desteklemektir.

Son söz olarak; yaşamımızın bir parçası olan kaygı duygusu ile birlikte yolumuzda nasıl yürüyeceğimizi öğrenebilirizJ

Nida Özşahin TERKURAN

Uzm. Psikolog/Psikoterapist