Disiplin Nedir?

Anne baba olarak çocuğumuzun belli bir disiplin ve düzen içinde olması hepimizin beklentisidir. Disiplin, çocuğa istenilen davranış ve alışkanlıkları öğretmek, kendi kendini denetlemesini ya da iç denetim demek olan ahlak gelişimini sağlamaktır. En genel anlamıyla, çocuğun evde ve okulda uyması gereken kurallar bütünüdür.

Disiplin, genellikle “cezalandırma” ile eş anlamda değerlendirilir. Her ne kadar kelime anlamıyla “katılık” ve “kuralcılık” gibi kavramları çağrıştırıyor olsa da gerçek anlamda disiplin, çocuğun topluma uyumunu güçlendirmeyi ve oto kontrol geliştirmesini amaçlamaktadır. Yani disiplin, yalnızca çocuğun yaramazlık yaptığı zamanlarda uygulanan kurallar dizisi değildir; aile içindeki denge ve düzenin oluşturulmasında, çocuğun sorumluluk kazanmasında büyük öneme sahiptir. Evde sınırları ve kuralları bilen çocukların, anne babalarıyla iletişimleri ve kendilerine olan güvenleri daha olumlu, okula uyumları daha kolay olacaktır.

Sınırlar, ailedeki ilişkileri tanımlar ve kişilere hareket alanı sağlar. Yani çocuk kendi alanının ve haklarının nerede başladığını ve nerede bittiğini, sınırlar ve kurallar sayesinde öğrenir. Nasıl ki trafik kuralları, araçların düzenini sağlıyor ve karmaşayı önlüyorsa, benzer şekilde evde sınırların ve kuralların belirlenmesi karmaşa yaşanmasını önleyecektir.

Sınırları belirlemek dinamik bir süreçtir. Anne baba olarak çocuğunuzla birlikte, ailede yaşayan bireylerin sınırının nerede başladığını ve nerede bittiğini, süreç içinde nasıl değiştiğini birlikte belirleyebilirsiniz.

Çocuklara istenilen davranışların kazandırılmasında anne babanın tutum ve davranışları önem kazanmaktadır. Anne baba olarak kuralları ve sınırları belirlemede çocukları sürece dahil etmek ve demokratik bir tutum sergilemek, çocukların kurallara uyumlarını hızlandıracak, kendilerini daha değerli hissetmelerine yardımcı olacaktır.

“Çocuğuma disiplin kazandırmayı çok denedim, ödüller verdim ancak başarılı olamadı, ne kadar uğraşsam da hep onun dediği oluyor” diyorsanız disiplinin ilkelerinden birini gözden kaçırıyor olabilirsiniz.

 

Disiplinin İlkeleri

  • Belirgin Sınırlar: Çocuklar neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmeli, bu konuda şüphe duymamalıdır. Sınır koymak, çocuklara güç kullanmak demek değildir. Sınırlar, anne baba ve çocuk arasında yapılacak işbirliğiyle çocukta davranış değişikliği oluşturmanın en temel yoludur.
  • Kararlılık: Anne baba olarak çocuktan yapmasını istediğiniz şey konusunda kararlı olmalı, koyduğunuz kuralın gerekliliğine önce siz inanmalısınız. Kuralın gereğine siz inanırsanız, çocuklar da, sesinizin tonundan veya ifade biçiminizden kararlılığınızı hissedeceklerdir.
  • Tutarlılık: Kuralların, çocuğun yaşına uygun, anlaşılır ve basit olması gerekir. Bunların yanı sıra kuralların uygulanmasında, zamana ve duruma göre tutarlı olunması; anne ve babanın kurallar karşısında ortak dil kullanması da çok etkilidir.
  • Sakinlik: Çocuğunuz kurallara uymamak için çabaladığında, dikkatinizi çekmek için ağladığında soğukkanlılığınızı korumanız önemlidir. Örneğin “Çığlık attığında kulaklarım rahatsız oluyor, istersen ağlamana odanda devam edebilirsin.” diyerek sakin bir şekilde yönerge vermeyi deneyebilirsiniz. Sakin olmanız, çocuğun sizinle iletişim kurma ihtimalini yükseltecektir.

Çocuğunuza Kuralları Öğretmek İçin Kullanabileceğiniz Yöntemler

  • Kuralları Belirlemek: Evde disiplin sağlamanın ilk adımı çocuğa uyması gereken kuralların neler olduğu konusunda açıklama yapmaktır. Çocuğa yaptığınız açıklama, çocuğun yaşına ve yapısına uygun olmalıdır. Örneğin bir aile toplantısı yaparak beklentilerinizin ne olduğunu ve niçin bu davranışları beklediğinizi çocuğunuza açıklayarak başlayabilirsiniz.
  • Model olmak: Çocuklar yeni bir davranışı öncelikle en yakınındaki yetişkini gözlemleyerek öğrenirler. Çocukların anne babanın aynası olduğunu varsayarsak, anne baba olarak ilk yapmanız gereken şey çocuğunuzdan istediğiniz davranışı, kendiniz göstererek ona örnek olmanızdır. Örneğin evde eşyalarının düzenli olmasını istiyorsanız, siz de düzenli bir anne baba olmalısınız. Ya da çocuğunuza az televizyon izlemeyi öğretmeye çalışıyorsanız, siz de televizyon izleme zamanınızı sınırlamalısınız.
  • Hiçbir Geribildirimde Bulunmamak: Çocuğunuzun yaptığı olumsuz davranışı görmezden gelmek, bazen sözle uyarmaktan daha etkilidir. Özellikle çocuğunuz her hangi bir olumsuz davranışı yeni göstermeye başladıysa, hiçbir tepki vermemeniz, yani o davranışı bir süre görmezden gelmeniz, çocuğunuzun o davranışı gösterme olasılığını azaltacaktır.
  • Ödüllendirmek: Ödüllendirme kavramından söz edildiğinde, pek çok anne baba ödülü çok sık kullandıklarından, almadıkları oyuncağın kalmadığından ancak çocuğu doyuramadıklarından bahsedeceklerdir. Ödüllendirme kavramıyla vurgulanmak, istenilen şey; çocuklar istenilen davranışı göstermek için çabaladıklarında onları takdir etmek ve daha sonraki davranışları için yüreklendirmektir. Bunun yanı sıra, yaş grubu ve özellikler göz önünde bulundurulduğunda; yaptıkları davranışın hemen ardından olumlu sözler duymak, çocukların o davranışı gösterme olasılığını arttıracaktır.

Ödüllendirmeye örnek olarak;

Çocukların olumlu davranışlarını arttırmak ya da yeni ve doğru davranışlar kazandırmak amacıyla sözle motive etmenin yanı sıra daha somut davranışlarla da çocuğu motive edebilirsiniz. Örneğin evde gülen yüz ya da yıldız tabloları hazırlayabilirsiniz. Kazandırmak istediğiniz davranışı ve haftanın günlerini bir pano yaparak odasına asabilirsiniz. Çocuğunuz doğru davranışı gösterdikçe gülen yüz kazanabilir. Örneğin toplam 10 gülen yüz kazandığında onu motive edecek bir etkinliği ailece yaparak, sevdiği arkadaşlarıyla parti vererek ya da başarısının okulda öğretmeni tarafından fark edilip kutlanmasını sağlayarak çocuğunuzu ödüllendirebilirsiniz. Aşağıda bu konuyla ilgili bir örnek tablo bulabilirsiniz.

   Pazartesi      Salı  Çarşamba Perşembe   Cuma
Akşam 9’da uyumak
Oyuncaklarını toplamak

 

Not: 1 hafta boyunca her gün gülen yüz alamayabilir. Ödüllerinizi farklı gülen yüz sayılarına göre ayarlayabilirsiniz. Önemli olan çocuğu motive edebilmektir.  En çok istediği etkinlik için 2 hafta boyunca toplam 15 gülen yüz alması gerektiğini de söyleyebilirsiniz.

Ayrıntılı bilgi ve yardım almak için Psikolojik danışma ve Rehberlik Birimine başvurabilirsiniz.

Nida Özşahin Terkuran

Uzm. Psikolog/Psikoterapist